O gazetede çalışanların hepsi tanığımdır. Muhabirlerden biri AKP aleyhine bir haber yaptığında o haber çöpe giderdi. Şimdiye kadar hiçbiri ses çıkaramadılar. "Aman yazma", "Bizim bunlarla şöyle bir işimiz var", "Bizim bunlardan böyle bir beklentimiz var", "Bizim TMSF ile işimiz var. Star televizyonunu alacağız. Aman onlara dokunma", "Aman Maliye Bakanı hakkında yazma", "Hükümeti eleştirme. Takıntı yapmışsın yazma." Şimdi kalkmış Aydın Doğan diyor ki, "Bize hep baskı vardı." Ben bu baskıları anlattığım zaman benim kitabımı mahkemeye verdin. Basın özgürlüğünden söz ediyor. Niye o zaman beni susturdun? Kendi nasırına basıldığı zaman bağıran medya patronu ya da "medya imparatoru", "Bize hep baskılar vardı" diyor. Ben kendilerine defalarca sordum. Peki o zaman beni niye kovdun arkadaş? Hırsız mıyım? Üçkağıtçı mıyım? Ahlaksızlık mı yaptım? İktidar korkusu... Büyük patronlardan, devletten, hükümetten beklentisi olan adamlardan medya patronu ürettiğin zaman böyle oluyor. Medyada bu düzen bozulmadıkça hiçbir şey düzelmez.
AKP aleyhine haber çöpe giderdi
Ben bunların içersinde 22 yıl çalışmış bir adamım. Ben bunların ciğerinin içerisini bilirim. AKP döneminde, bunların nasıl sindirildiklerinin, nasıl pembe tablolar çizdiklerinin tanığıyım.







