Yaklaşık 5.5 saat süren sözlü savunmanın ardından DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, 54 sayfadan oluşan sözlü savunmaya ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, çağdaş değerler, evrensel hukuk, uluslararası sözleşmeler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bugüne kadar vermiş olduğu kararları gözönünde bulundurularak yeni bir yorumla davaya bakılması talebinde bulunduklarını söyledi. DTP'nin temel felsefesinin demokratik sivil yöntemlerle demokratik soruna çözüm getirilebileceğini anlattıklarını belirten Türk, şunları söyledi:
" Diyoloğun, uzlaşının ortak akıl ile Türkiye'de çatışma sürecinin sona ereceğine inanıyoruz. Eğer bu gün bir çatışma varsa demokrasiyi halkımıza, insanlarımıza çok görmekten kaynaklandığını ifade etmeye çalıştık. Demokratik değerlerin oluştuğu bir ortamda silahın, şiddetin olmayacağını ifade ettik. Ama mevcut politikaların, mevcut yasaların gerçekten sorunun çözümüne barışçıl ve demokratik katkısı olmadığı için bugün bu sıkıntıları bu acıları yaşadığımızı ifade etmeye çalışıyoruz" dedi.
Türk, daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin Yüksek Mahkeme üyelerinin kendilerine soru yöneltip yöneltmediğine ilişkin sorusuna, " Hayır soru yöneltilmedi" cevabını verdi. Başka bir gazetecinin 'Savunmanızda Venedik kriterlerini dile getirdiniz mi?' yönündeki sorusuna Türk, " Venedik kriterleri, AİHS ve AİHM kararlarının tamamını gündeme getirdik, hatırlattık ve bu kriterler doğrultusunda mahkemeden bu davayı değerlendirmesini istedik" karşılığını verdi.
Bir gazetecinin 'DTP kapatılırsa şiddetin artacağını bekliyor musunuz?' yönündeki sorusu üzerine Türk şunları söyledi:
" Biz DTP'nin kapatılmamasını söylüyoruz. Bunu şiddetle ilgisi yok. Tabii ki demokratik siyasetin kanallarını kapattığınızda demokratik siyasetten umudunu kesenler elbetteki bir hayal kırıklığı, bir darlığı sıkıntıyı yaşayacaktır. Bizim isteğimiz bu ortak ülkede birlikle, sevgiyle 72 milyonu kucaklaştıracak bir anlayışı egemen kılmaktır. Bizim isteğimiz arzumuz budur. Ama tabiki 2 milyon insanın oy verdiği bir partinin kapatılması elbetteki bu insanlarda bir hayal kırıklığı yaratır, demokrasiden
siyasetten umudunu keser. Bunu görmeniz lazım."
Bir gazetecinin 'İddianamede DTP'nin Öcalan'ın talimatlarıyla kurulduğu belirtiliyor. Partinin PKK ile organik bağ içerisinde olduğu söyleniyor. Savunmanızda bu iddialara ne yanıt verdiniz?' yönündeki sorusu üzerine ise Türk, " Tabiki düşüncelerimiz söyledik. DTP mevcut resmi ideolojileri göre kurulan bir parti değildir. Doğru düşünceler kimden gelirse gelsin bunun yaşama geçmesi için bir ortak akıl ortaya koymamız gerekiyor. Eğer bir düşünce doğruysa falan söyledi diye Öcalan söyledi diye bunu karşısında durmanın anlamı yok. Önemli olan bu düşüncenin doğru olup olmadığına bakmamız gerekiyor. Bu konuda düşüncemizi söyledik. Zaten biz her zaman söylüyoruz bizim organik bağımız yok. Ama yaşanan bir hadise var 25 yıl süren sancılı bir süreç var. Elbetteki bu sancılı süreç ile ilgili düşüncelerimizi ortaya koyduk" dedi.







