Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve medyada hızlı değişime, dönüşüme ayak uyduramayanlar olduğunu belirterek, " Türkiye değişmesin, koltuğum elden gitmesin, rantımız kaybolmasın mantığı ile değişime direnenler var" dedi.
Harran Üniversitesi'nin 2008-2009 eğitim-öğretim yılı açılış töreninde konuşan Erdoğan, GAP ve duble yollar başta olmak üzere, hükümetin icraatlarını anlattı. Türkiye'nin AB sürecinde ilerlediğini belirten Erdoğan, bu çerçevede hızlı bir gelişim ve dönüşüm için çaba sarf ettiklerini söyledi.
AB konusunda bütün kurumlardan ve üniversitelerden de ciddi yardım beklediklerini dile getiren Erdoğan, bazı kurumların hızlarına ayak uyduramadığını savundu.
Erdoğan, şöyle konuştu:
" Bürokrasiyi ve kurumları çalıştırdık ve netice verdi. Sivil toplum örgütleri içinde, medya içinde ve üniversiteler içinde de bu hızlı değişime, dönüşüme ayak uyduranlar var. Ancak herşey eskisi gibi devam etsin, Türkiye yerinde saysın, Türkiye değişmesin, işlerimiz bozulmasın, koltuğumuz elden gitmesin, rantımız kaybolmasın mantığıyla değişime direnenler de var. Bir de Türkiye'nin önünü açmak için çaba harcayanlarla mücadele edenler var."
Üniversitelerin yargı, yasama ve yürütmeye ışık tutması, yol gösterici olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, üniversitelerin çağdaş uygarlık değerlerinden de kopuk olmaması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, geçmişte üniversitelerde özgür aklın kısıtlandığını, eleştirinin yasak kabul edildiğini belirterek, toplumdan ve ülke gerçeklerinden kopmaların yaşandığı kaydetti. 53 yeni üniversite kurduklarını dile getiren Erdoğan, " Üniversitesiz il hamdolsun kalmadı. Üniversiteler tabela üniversitesi olmayacaktır. Böyle kalmayacaktır. Bilim kurulları olacaktır. O ilde halkın kaynaşmasını sağlayacaktır" dedi.
Ramazan bayramına şeker bayramı diyorlar
Erdoğan, Ramazan bayramına şeker bayramı diyenlerin olduğunu belirterek, "Bakıyorsunuz, bayram adını değiştirdi. Ne oldu bayramın adı? Tatil. Olmaz. Adını bir başka türlü de değiştirmişler şimdi. Şeker bayramı. Bu dört dörtlük bir Ramazan bayramı, ne Şeker bayramı. Yani buna bir kültürel erozyon denir" dedi.







