Fırat, Adana Valiliği tarafından düzenlenen bayramlaşma töreninde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
TBMM'de CHP'li Kılıçdaroğlu ile yaptıkları tartışmayla ilgili bazı gerçeklerin çarpıtıldığını ifade eden Fırat, "Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu, Türkiye'de patronaj basın var. Verdiğimiz belgeleri dahi okuma lütufunda bulunmuyorlar. Bu belgeleri yok farz ediyorlar. Ama tahmin ediyorum salı günü, bu sefer okuma mecburiyetinde kalacaklar. Çünkü internet vasıtasıyla bütün köşe yazarlarına bütün basına bütün belgeleri tek tek, biraz da büyüterek göndereceğiz. Belki okuma zorluğu bulunan olabilir" dedi.
BAYKAL'A ÜÇ SORU
Bütün sıkıntıların kaynağının CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelttiği 3 temel soru olduğunu öne süren Fırat, "Şu servetin kaynağı olarak iddia edilen avukatlık süreci içerisinde hangi vergi dairesine kayıtlıydı, ne kadar gelir beyan etti, ne kadar vergi ödedi. Bu kadar basit, çok basit. Herhalde 3-5 yıldır en fazla 5 tane vergi beyannamesini gösterirlerse bu iş biter. Böyle bir refleks bizde de olacak. Her konuda eğer ciddi görüyorsak araştırırız. Bizim prensibimiz var. CHP'nin her iddiasında kelle almaya kalksak, omuz üstünde kelle kalmaz. Biz araştırırız gereğini yaparız" diye konuştu.
DOĞAN, KORKUTMAK İÇİN DAVA AÇTI
Fırat, Türkiye'nin en büyük manevi tazminat davasının kendisi hakkında Aydın Doğan tarafından açıldığını belirtti. Fırat, 'Davayı yanlış birine açtılar. Başka birine açsalardı korkuturlardı. 1 milyon YTL değil, 100 milyon YTL'lik dava açsalar beni etkilemez. Benim dışımdakileri korkutmak için açılan davadır" dedi.
Sendikalaşma mecburi olmalı
Fırat, Türkiye'de tarafsız ve bağımsız bir basının yerleşmesi gerektiğini bunun bir tek yolu bulunduğunu, onun da basın çalışanının özgürlüğü olduğunu vurguladı. Basın çalışanı özgür olmayan bir medyanın özgürlüğünden bahsedilemeyeceğini belirten Fırat, "Onun geleceği patronun iki dudağı arasındaysa, o insan özgür değildir. Maalesef belli bir dönemden sonra Türkiye'de özellikle basın emektarlarının sendikal faaliyetleri tamamen ortadan kaldırılmıştır. Basında sendikalaşmayı mecburi hale getirmek gerekir. Basın özgürlüğünü sağlamadığınız süre içinde düşünce özgürlüğünü sağlamanız mümkün değil. Medyayı, patronların ekonomik çıkarlarını sağlayacak bir silah olmaktan çıkarmak gerekir" dedi.







