Yarın Meclis'teki tezkere görüşmelerine de değinen Başbakan Erdoğan, görüşmelerin Türkiye'nin terörle mücadelesinde kararlı iradesini ortaya koyacağını söyledi. Terörle mücadele konusunun bir devlet ve millet meselesi olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, bu konunun her zaman olduğu gibi bugün de tüm siyasi partilerin ve kurumların ortak duruşunu gerektiren bir mesele olduğunu vurguladı. Erdoğan, " Bize düşen Meclis çatısı altında ortak iradedemizi sergilemektir. Bütün siyasi partilerin bu hassasiyete
sahip olduğunu düşünüyorum. Devlete silah çekenlerin, bu ülkeye, bu devlete düşman oldukları açıktır. Keza terör örgütüne vazgeç diyemeyenler, bize terör örgütünün adreslerini çökertmekten vazgeç, diyemezler" şeklinde konuştu.
Konuşmasında son dönem artan terör olaylarına karşı birlik beraberlik çağrısı da yapan Başbakan Erdoğan, " Gün birlik günüdür. Bütün provokasyonlara, terör örgütünü bir maşa olarak, taşeron olarak kullanan zehir tacirlerine birlik beraberliğimizi gösterme günüdür. Teröre verilecek en güzel cevap, birlik ve beraberlik, kardeşlik örneğinin ortaya koyulmasıdır. Biz birlik ve beraberliğimizi korudukça, birbirimize şüpheyle değil, sevgiyle, güvenle baktıkça terör tecrit olacaktır. Bütün dikkatimizle, bütün
özenimizle milletin birlik ruhunu korumaya çalışıyoruz" dedi.
Erdoğan, Aktütün saldırısının ardından yeniden gündeme gelen OHAL tartışmalarına da gönderme yaparak, " Ülkemiz demokrasiden bir tek geri adım atmadan, insan hakları ve hürriyetlerinden bir tek geri adım atmadan yürüyüşüne devam edecektir" diye konuştu.
'HERKES TERÖR KARŞISINDA DURUŞUNU NETLEŞTİRSİN'
Başbakan Erdoğan, tezkereyle ilgili bazı hassasiyetlerinin olduğuna dikkat çekti. Başta Kuzey Irak ve merkezi Bağdat yönetimi olmak üzere tüm bölge ülkelerini teröre karşı Türkiye ile işbirliği yapmaya davet eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
" Uluslararası anlaşmaların gereği olarak suçluların iadesi gibi uluslararası yükümlülükler muhataplarımız tarafından uygulanmış olsaydı belki bu noktaya hiç gelinmezdi. Muhtemel bir sınır ötesi hareketin hedefi sadece terör örgütüdür. En iyi neticeyi alacak şekilde gereken 1 yıldır nasıl yapılıyorsa, yine öyle yapılacaktır. Irak komşumuzdur, oradaki insanlar bizim akrabalarımızdır. İhtiyaç olması halinde böyle bir hareket ne sivil insanlara ne de Irak'ın siyasi birlik ve bütünlüğüne olacaktır. Biz dün
olduğu gibi bugün de Irak'ın toprak bütünlüğüne büyük önem veriyoruz. Ancak şunu da görmemiz gerekiyor. Herkes terör karşısındaki durumunu netleştirmeli, tavrını ortaya koymalıdır. Terörle arasına mesafeye koyamayanların terörle mücadeleden olumsuz etkilenmesi normaldir. Bölge halkı terörle arasına kalın bir duvar örüyorsa bölge ülkeleri de net bir tavır ortaya koymalıdır. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin de terörist unsurlara karşı bizimle işbirliği yapması en doğru yoldur. Çünkü terör örgütü bölgesel bir
huzursuzluk kaynağı olarak herkes için sıkıntı nedenidir. Türkiye, terör konusunda nefsi müdafa durumundadır. Tüm ülkeler terörle mücadelesinde Türkiye'nin yanında yer almalıdır."
TSK'nın sınır ötesi harekatına izin veren tezkerenin yarın görüşüleceğini belirten Erdoğan, AK Parti Grubu'nun ve Meclis'in bu konuda ortak bir irade koyacağına inandığını vurguladı. Başbakan Erdoğan, tüm milletvekillerini yarın Genel Kurul'da hazır bulunmaları konusunda uyararak, " Tezkereyi aynı hassasiyetle değerlendireceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır" mesajını verdi.
'BÖLGEYE YAPTIKLARIMIZDAN RAHATSIZLAR'
Terörle mücadele kapsamında yoğun diplomatik girişimlerle NATO gibi uluslararası kurum ve kuruluşların desteğini temin ettiklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, askeri harekatın hedefe ulaşmasını sağladıklarını söyledi. Türkiye'ye yönelik terör faaliyetleri konusunda geniş ve küresel destek cephesi oluşturduklarının altını çizen Başbakan Erdoğan, terörün sadece askeri operasyonlarla ya da polis operasyonlarıyla çözümlenecek bir iş olmadığını kaydetti. Terörün siyasi, ekonomik, diplomatik, psikolojik,
sosyo-ekonomik boyutunun olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, " Şu anda hükümetimiz bütün bunları ele almış vaziyette çalışmalarını sürdürüyor. Bu adımlar bugüne kadar 5 yıl içinde atılıyor ve atılacak da. Rahatsızlıkların altında zaten bunlar yatıyor. Bölge bugüne kadar görmediklerini bugün görüyor. Sağlıkta, emniyette, ulaşımda, eğitimde görmeye başladı. Bütün bunlar terör örgütünü rahatsız ediyor. Onların nemalandığı nokta bu. Bölgenin geri bırakılmışlığı üzerinden bölge halkını sömürdüler. Şimdi
sömüremediklerini gförüyoruz. Açıklanan GAP Projesi ciddi manada rahatsız etmiştir. Bu atılan adımlar boş adımlar değil. Bütün bunları o bölge halkının çilelerini sona erdirmek için yapıyoruz" şeklinde konuştu.
" Biz bu ülkede Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle hiçbir ayrıma vatandaşlarımızı tabi tutmadan yolumuza devam edeceğiz" diyen Başbakan Erdoğan, bu durumun rahatsızlık verse de süreceğini söyledi. Terör örgütünün destek ve mevzi kaybetmeye başladığına işaret eden Başbakan Erdoğan, uluslararası zeminde en güçlü konuma ulaşıldığını vurguladı. Bunun da yeterli olmadığını ifade eden Erdoğan, Kuzey Irak yönetimine gözdağı vererek, " Sadece açıklamaları yeterli bulmuyoruz. Bunların uygulamaya geçmesini bekliyoruz.
Aksi takdirde o zaman biz bazı yaptırımlara uygulama durumuna girebiliriz" dedi. Silahlı Kuvvetler'in gerçekleştirdiği operasyonların terör örgütünde psikolojik ve mali sıkıntıya yol açtığının altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:
" Terör örgütü ve terörizm karşısında psikolojik, siyasi, ekonomik, diplomatik, askeri unsurlardan oluşan kendi içinde bütünlük içeren strateji ile hareket ettik. Tüm kurum ve kuruluşlarımız meselelerin her boyutuyla ilgili çalışmalara hız vermiş durumdadır. Her türlü ihtiyacın giderilmesi için gereken irade ortaya konmuştur."
Erdoğan, tezkerenin ciddi bir caydırıcılık etkisi olduğunu da belirterek, " Temennimiz operasyonlara ihtiyaç kalmamasıdır ama her devletin ülkesine savaş açan bir örgüte karşı alması gereken tedbirler vardır" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, ABD ile başarılı istihbarat paylaşımının sürdüğünü de açıkladı.
'KÜRESEL KRİZ' DEĞERLENDİRMESİ
Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda 'küresel kriz' değerlendirmesi de yaptı. Krizin Avrupa'da da hissedilir duruma geldiğini belirten Başbakan Erdoğan, " Atılması gereken adımları atacağız, alınması gereken kararları alıyoruz, alacağız. Piyasalar her an bizimle diyalog halindeler. Tedbirlerimizi aldık, alıyoruz, gelişmeleri de ihtiyatla izliyoruz. İnanıyorum ki ülkemiz inşallah sağlam bankacılık sistemi, finansal yapısıyla bu dalgalanmayı da en az etkiyle aşacaktır. Zaman zaman bazı haberler yayılıyor.
Ama bu haberler de psikolojik etkilenme meydana getiriyor. Bu tabii olumsuz bir etkilenmenin de sebebi olabilir. İşin aslı budur diyoruz biz de, ona göre de adımlarımızı atmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
DEVLET ARIK - ZAFER ÇAKMAK







