'Çok uzun zamandır ortaya çıkmamış duyguları var Tayyip Erdoğan'ın. Bir destek verilse belki hüngür hüngür ağlar. Bunları hissettim. Ürkek bir kedi gibi amatör bir tarafı vardı. Çocuk tarafı çok fazla. Çok dolu, kendini çok tutuyor. İçi öyle dolu ki içim acıdı aslında. Zaman zaman onunla oturup dertlerini dinlemek isterim. Bunları hissettim. Karşıma sert profesyonel bir başbakan oturmadı, bir insan oturdu. Düşüncelerinin bazılarını sonuna kadar destekliyorum. Bazılarına tamamen karşıyım ama bunları hissettiğim için gönlümdeki yeri çok farklı bir yerde. Tayyip Erdoğan ve Emine Hanım benim için çok özeller gerçekten. Röportaj sonrası kahve içtik. Zehra'yı sordu, Sadettin'e selam iletti. 'Hadi artık evlenin' dedi. Bunlar bana çok samimi geldi.
3 Aralık'ta da Hayrünnisa Hanım konuğum olacak. Çok sevindim onun da kabul ettiğine. Cumhurbaşkanın eşi olmaktan çok, çok genç yaşta evlenmiş olması beni çok daha fazla ilgilendiriyor. Kadın kadına bir şeyi merak ediyorum.'
En önemlisi aile
Aile olamazsan hiçbir şey olamazsın bence. Hálá en güzel kadın olduğumu, hálá çok zeki ve akıllı olduğumu düşünüyorum, yaşamın kadını olduğumu düşünüyorum ama aile oluşturamazsam ne işime yarayacak bunlar... Sadettin'le ayrılırsak asla bir başkasını istemiyorum. İstediğim ailenin yüzde 80'ini kurmuş gibiyim.
Felsefe kitabı yazıyorum
Bir felsefe kitabı yazdığını ve kasım ayında piyasaya çıkarmayı düşündüğünü söyleyen Hülya Avşar şunları anlattı: 'Felsefe kitabı diyerek hata yapıyor olabilirim, çok derinden çıkan şeyler oldu da o yüzden. Ben bilirkişi değilim, duygularımı son derece amatörce anlatan biriyim. Kişisel gelişim kitabı diyebiliriz buna aslında... İlk okuyan Ertuğrul Özkök'ün eşi Tansu Özkök oldu. Yemeğe gelmişlerdi bana, bahsettim çok ilgilendi, ben de iki gün sonra gönderdim. Çok güzel şeyler söyledi. Arkasından da Sadettin'in babasına okuttum, o da çok güzel yorumlarda bulundu sağ olsun. Başka da kimse okumadı.'







