arkadaşım, daha önce devam etmiş, cereyan etmiş sağlık nedenlerini bana ifade etti: 'Artık ben yoruldum, hizmette milletvekili olarak devam etmek istiyorum.' Sağlık her şeyden önce gelir. Bunu da bildiğim için kendisini anlayışla karşıladım. Özellikle bu 6 yıllık süreç içerisinde MYK'da yoğun bir çalışma temposu içerisinde süreci devam ettirdik. Özellikle sağlık nedenini ileri sürmesi bizim açımızdan da bunun kabulünü gerektirirdi. Bunun dışında herhangi bir şey sözkonusu değil. Bundan sonraki süreçte de
zaten milletvekili olarak tecrübelerinden, düşüncelerinden istifade ederek, yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
" FARKLI DÜŞÜNEBİLİR"
Başbakan Erdoğan, Fırat'ın partinin Güneydoğu politikasına ters düştüğü yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine ise, bunun söz konusu olmadığını ancak herkesin farklı düşünebileceğini vurguladı. AK Parti'de her konunun müzakere edilerek, karara bağlandığına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
" Hayır. Biz bir defa her konuyu müzakere ederiz. Bizim partimizin diğer partilerden farkı budur. Bakın bizim dışımızda her hafta toplanan Merkez Yürütme Kurulu hiçbir siyasi partide yoktur. Biz her hafta ülkedeki her konuyu otururuz, konuşuruz, aramızda müzakere ederiz. Müzakere ettikten sonra da vardığımız bir karar vardır. Bu kararı da hep birlikte savunuruz. Ama farklı düşünce olmaz diye bir şey yok. Biliyorsunuz, müsademeyi efkardan hakikat doğar. Eğer fikirler müzakere edilirse, tartışılırsa oradan
hakikat güneşi doğacaktır. Biz buna özellikle dikkat ediyoruz. Bu şekilde siyasette zenginleşerek devam ediyoruz."
'YA SEV, YA TERKET' TARTIŞMASI
Başbakan Erdoğan, Fırat'ın istifasının perde arkasında kendisinin 'Ya sev, ya terket' şeklinde algılanan sözlerinin olup olmadığı yönündeki bir soruya karşılık da, Hakkari'de yaptığı konuşmasına açıklık getirdi. Gazetecilere 'Benim ağzımdan 'ya sev ya terk et' diye bir ifade duydunuz mu? Benim ağzımdan " 'Ya sev, ya terk et' ifadesini ne Van'da ne Hakkari'de duydunuz mu veya bir başka yerde duydunuz mu?" diye soran Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
" Bakın, 'ya sev ya terket' ifadesi bana ait değil. Onun patenti başkalarına aittir ve ben o ifadeye bir defa karşıyım. Benim söylediğim şudur; bu ülkede Lazıyla, Kürdüyle, Türküyle. Çerkeziyle. Gürcüsüyle hepimiz kimliğimizle onur duyarız. Ama hiç kimse bir başka etnik unsura üstünlük sağlama gayreti içerisine girmemelidir. Burada bizim her zaman söylediğimiz üst kimlik noktasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığımız var. Burada bütünleşmeliyiz, burada birleşmeliyiz diyoruz. Yola çıkarken de bizim bir
ifademiz var; 'tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet'. Buna karşı olan var mı? Bunu sordum ve o gün sonunda Hakkari'deki vatandaşlarımız hepsi bunu alkışlarken, 'buna karşı olanlar varsa, onlar sevdikleri yere gitsinler' dedim. Benim ülkemde tek ülke, tek millet, tek bayrak, tek vatan anlayışına karşı olan varsa, tek devlet anlayışına karşı olan varsa demek ki karşı olanlar ülkemde ayrımcılık istiyor. Kendileri için başka bir bayrak arayışı içine giriyorlar. Ben bunları kastederek, ki bu terör
örgütüdür, terör örgütünün ve bu düşünceyi paylaşanlar varsa yandaşlarıdır. Söylediğim budur. Bunu dışında başka bir şey yoktur."
" KILIÇDAROĞLU, ÇOCUKLARININ SİGORTA KONUSUNU HALLETSİN"
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun Fırat hakkındaki iddialarının istifada etkili olup olmadığı yönündeki bir soruyu da cevaplayan Başbakan Erdoğan, bu konunun istifa olayıyla uzaktan yakından hiçbir alakasının olmadığını kaydetti. Erdoğan, " Bu işin başından beri mesai arkadaşıma inanıyorum, güveniyorum....Kılıçdaroğlu önce kendisi çocuklarıyla ilgili sigorta konusunu haletsin, onları bir çözsün" şeklinde konuştu.
BAŞSAVCI'YA 'DENİZ FENERİ' CEVABI
Başbakan Erdoğan, gazetecilerin sorusu üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın AK Parti ile Deniz Feneri arasındaki bir ilişki olup olmadığını incelemeye almasını da değerlendirdi. Deniz Feneri davasıyla AK Parti arasında hiçbir alakanın bulunmadığını belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
" Deniz feneri davasıyla benim partimin yakınan uzaktan hiçbir alakası olamaz. Hiçbir siyasi parti, partisinin para hareketlerini bizim kadar şeffaf bugüne kadar sitesinde yayınlamış değildir. Bizim partimize giren para bellidir, çıkan para bellidir. Hepsi gün be gün orada mevcuttur. Kesinlikle öyle Deniz Feneri olayı, 'şu veya bu bunların hepsi, partime çamur atıp da orada bir leke acaba tutturabilir miyiz, böyle bir şey yapabilir miyiz' gayreti içerisinde olanların art niyetleridir, samimiyetsiz
davranfe savunuruz. Ama farklı düşışlarıdır. Partimin o ak yazısına kimse asla kara çalamayacaktır, bunu açıkça söylüyorum."







