Sağlık Bakanlığı önünde yaptığı basın açıklamasında Çolak,
81 ilde örgütlü 28 bin eczacıyı temsil eden 51 eczacı odası ve merkez heyetle
birlikte tüm eczacılar adına toplandıklarını ifade ederek, " Sağlık
sisteminin eczacının sırtından yürütülmesi, sağlık politikasının ilaçta
tasarruf olarak algılanması, hastalarımızın ve eczacılarımızın sağlıkta
dönüşümün mağduru haline getirilmesine karşı artık yeter diyoruz. Ya bu yangını
dindireceksiniz, ya söndüreceksiniz" dedi. Eczacılık Yasası'nda yapılması
öngörülen değişikliklerin, ''eczane zincirlerinin önünü açacağı ve eczacıyı
çalışan durumuna getireceği endişesi taşıdıklarını'' ifade eden Çolak,
" Yasamızın şirketlerin değil, bu mesleği yapan eczacıların ihtiyaçlarına
yanıt verecek şekilde değiştirilmesini istiyoruz. Meslek örgütünün görüşü
alınmadan yasa taslağına eklenen her türlü değişikliği tümden reddediyoruz"
diye konuştu.
Çolak, muayene katkı paylarının eczaneler aracılığıyla tahsil edilmesini
istemediklerini belirterek, şunları kaydetti:
" Çalışmayan reçete onay sisteminin, hastalarımızın ve bizim sabır
sınırlarımızı daha fazla zorlamasını istemiyoruz. Provizyon sisteminin bir an
önce iyileştirilmesini istiyoruz. İlaç şirketi ve kamu arasındaki bir alışveriş
olan iskontoların bedelini daha fazla ödemek istemiyoruz. Tamamen kamu yararı
ve hasta sağlığı için başlattığımız faktör, kan ürünü ve diyaliz reçetelerinin
eşit dağıtımının rekabete aykırı olduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılmasına
seyirci kalmak istemiyoruz. Rekabeti değil, hastayı
düşünen bir sağlık sistemi istiyoruz."
Birliğin sözleşme yapma yetkisinin tebliğlerden çıkartıldığını öne süren Çolak,
" Örgütümüzü tanımayanları uyarıyoruz. Eczacıların örgütlü gücü
TEB'dir" ifadesini kullandı. Eczacının verdiği ilaç bedelini 80-90 gün
sonra aldığını dile getiren Çolak, şöyle devam etti:
" Bir de bunun yüzde 75-90'ını avans olarak almak istemiyoruz. Biz,
hakkımızı gecikmesiz ve tam olarak almak istiyoruz. Diğer Avrupa ülkelerinde
olduğu gibi tüccar değil, sağlık çalışanı olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.
Eczacıya meslek hakkı istiyoruz. İlaç Fiyat Kararnamesi'nin 2004'ten beri
değişmeyen karlılık kademelerinin ve oranlarının günün gereklerine uygun bir
biçimde yeniden düzenlenmesini, Yeşil Kart ve konsolide bütçeye bağlı hak
sahiplerinin reçete geri ödemelerinin zamanında yapılmasını,
günübirlik tedavi adı altında hastaların doğru ilaca ulaşmasını engelleyen ve
özel hastanelere kar akıtan uygulamaya son verilmesini istiyoruz. Eczacıyı
değil, ilacı takip eden bir ilaç takip sistemi istiyoruz."
Eczacıların taleplerinin dikkate alınması için artık ''masada değil,
sokaklarda'' seslerini duyurmaya çalışacaklarını dile getiren Çolak,
" Artık sözün bittiği yerdeyiz. Masada sesimizi dinlemediniz, sokakta
dinleyeceksiniz. Bundan sonra sokaktayız" diye konuştu. Erdoğan Çolak,
eczacıların ''yaşamak ve yaşatmak'' talepleri olduğunu ifade ederek, " 21
Aralık'ta Kolej Meydanı'nda bir kez daha artık 'yeter' diye haykıracağız. Tüm
halkımızı kendilerini de yakından ilgilendiren bu soruna karşı bizimle birlikte
olmaya çağırıyoruz. Eczanenize, eczacınıza ve sağlık hakkınıza sahip
çıkın" dedi.







