Lübnan'da, Irak'ta yaşanan olayların Türkiye'de de yaşanması için parasını vermeye hazır olanların bile olduğunu söyledi. Hz. Mevlana'nın 733. Vuslat Yıldönümü Şeb-i Arus törenlerine katılmak üzere Lübnan'dan direkt Konya'ya gelen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Konya Havaalanı VIP Salonu'nda Lübnan gezisini değerlendirdi. Havaalanında pasaport işlemlerinin tamamlanmasını beklerken Lübnan gezisini değerlendiren Baykal, " Uluslararası destek sağlamak amacıyla Lübnan'daki bir toplantıya katıldım. Bu çok yararlı bir buluşma oldu. Lübnan hükümetinin yetkileriyle orada karşılıklı çatışma içerisine girmiş tarafların temsilcileriyle görüşme fırsatını elde ettik. Orada görev yapan askeri birliğimizi ziyaret ettim. Gördüklerim gurur vericiydi. Askeri birliğimiz, kendi güvenliğini sağlayacak tertibatı almış, yaşamı devam ettirmek için gerekli altyapıyı hazırlamış durumdadır. Askerimiz orada muharip güç olarak değil, istihkam birliği olarak görev yapmaktadır. Sadece kendi güvenlik ihtiyacını karşılamak üzere çok sınırlı sayıda muharip güç vardır. Güney Lübnan'daki asayişi sağlama, nöbet tutma, kontrol noktalarında bulunma, yada silahsızlandırılma çalışmalarına giden bir askeri görev yapmadığını gördük. Çok iyi gördük askerimizi, ailelerine de bu iyi haberi iletmek istiyorum" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın kendisiyle ilgili açıklamaları konusunda görüşleri sorulan Baykal, " Ben kişisel bir polemik peşinde değilim. Başbakanın üslubunun uygun olmadığı açıktır. Ben o üslup arayışı içinde olmadım, şimdi de olmayacağım. Konuşacak daha önemli konularımız var. Bu akşam Şeb-i Arus'da beraber olacağız" şeklinde cevap verdi.
Daha sonra Rixos Hotel'e geçen Baykal'ı burada partililer karşıladı. Otelde bir süre partililerle sohbet eden Baykal, " Irak'taki gibi bir tablo çıkacak olursa, Lübnan, İsrail ve Filistin'de her an çatışma ortamı yeniden alevlenebilir. Çok kötü olur, felaket olur. Ülkede yeni bir anlayış, heyecan ihtiyacı var. Mevlana düşüncesinde bu var işte. Türkiye'nin ne kadar önemli bir yerde olduğunu, bu ortamın şekillenmemesinin ne kadar önem taşıdığını gördük. Yani gerçekten Mustafa Kemal Atatürk'e çok şey borçluyuz. Onun getirdiği Cumhuriyet temeli, Türkiye'yi bu tehlikeden koruyor. Onun sarsılması kırılması vahim sonuçlanır. Ne ekonomi, ne huzur kalır, ne de insan çocuğunu okula gönderebilir. Etnik çatışmayı getirmek bütünlüğü bozar. Bütünlüğü bozdun mu varacağı yer aynıdır. Şimdi bunu zorluyorlar Türkiye'de. Bunu korumamız lazım. Hepimiz aynı milletin parçasıyız. Ne inancımız, ne mezhebimiz, ne de etnik kökenimiz bizi karşı karşıya getirmemelidir. Hepimiz aynı devletin, aynı cumhuriyetin bir parçasıyız. Bunun dışında bir söylem çok tehlikeli. Bunu birileri kurcalıyor. Türkiye çok önemli bir ülke, Lübnan'da Irak'ta yaşanan olayların Türkiye'de yaşanmasını isteyenler, parasını vermek isteyenler, yarar bekleyenler var. Bu tuzağa milletçe düşmeyelim" şeklinde konuştu.
HAKAN ÇAL