Bakan Davutoğlu Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adel Abdelmehdi ile birlikte Irak'taki patlamanın ardından Hava Kuvvetlerine ait ambulans uçakla Türkiye'ye getirilerek Dışkapı SSK Hastanesi'nde tedavi altına alınan 7 Irak vatandaşını ziyaret etti.
Yaralı çocuklara oyuncak hediye eden Bakan Davutoğlu, Abbas Kazım isimli çocuğun 'Annemi istiyorum' demesi üzerine talimat vererek çocuğun annesinin özel bir uçakla Ankara'ya getirilmesini istedi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, yaptığı açıklamada, " 27 Aralık'ta Selahaddin eyaletinin Tuzhumatu ilçesinde yaşanan patlamada yararlanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Her türlü zor günde Iraklı kardeşlerimizin yanında olacağız.
Sağlık Bakanlığı ve Dışkapı SSK hastanesi doktor, hemşire ve çalışanlarına Iraklılar adına teşekkür ediyorum. İnşallah bir daha böyle acılar yaşanmaz" diye konuştu.
Abdelmehdi ise, Türk insanının burada yapmış olduğu işten mutlu ve müteşekkir olduğunu belirterek, " Iraklı hemşerilerimiz burada iyi bakılıyor. Ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorlar" şeklinde konuştu.
TAHİR SARIKAYA/ANKARA
Bakan Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında 2009 yılını değerlendirdi. Konuşmasına basın mensuplarının yeni yıllarını kutlayarak başlayan Davutoğlu, 2009 yılında yapılanlar ve 2010 yılı hedeflerini anlattı.
Davutoğlu, Türk dış politikasını bu yıl çok aktif bir yıl geçirdiğini söyledi. Uluslararası küresel sistemin çok ciddi bir değişim içinde olduğunu belirten Davutoğlu, hem siyasal alanda hem ekonomik alanda önemli bir değişim yaşandığını kaydetti. Türkiye'nin üç önemli
araçla bu yaşananların tam merkezinde bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, Türkiye'nin uluslararası siyasi krize çözüm bulan BM Konseyi'ne üye olmasını son yıllardaki ön önemli başarılarından biri olduğunu ifade etti. Dünyada yaşanan küresel ekonomik krizi hatırlatan Davutoğlu, Türkiye'nin G-20'nin en önemli aktörü olduğunu söyledi. Davutoğlu, Türkiye'nin Medeniyetler İttifakına ciddi ivme kazandırdığını söyledi.
Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniyle siyasal, ekonomik ve kültürel krizlerin tam merkezinde bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, Türkiye'nin sadece küresel krizlere cevap veren bir ülke değil, aynı zamanda vizyon sorumluluğu olan bir ülke olduğunu kaydetti. Türk dış politikasının kriz odaklı değil vizyon odaklı bir yaklaşım izlediğini vurgulayan Davutoğlu, Türkiye'nin çevresinde yaşanan krizlere ani tepkiler vermek yerine tekrar bu krizlerin yaşanmaması için çalıştıklarını söyledi. Dış politikada aktif değil, önalıcı proaktif bir yöntem izlediklerini anlatan Davutoğlu, " Kriz çıksın ondan sonra önlem alalım şeklinde bir yaklaşım içinde olmadık. Bu doğru bir yaklaşım değil. Önlem alıcı bir dış politika takip etmeye çalışıyoruz. Arabuluculuk girişimleriyle daha kriz çıkmadan önlem almaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Konuşmasında " Türkiye'de eksen kayması yaşanıyor" yönünde yapılan eleştirilere de yanıt veren Davutoğlu, " Biz kesinlikle parçacık ve tek eksenli politika yürütmüyoruz. Bütüncül politika yürütüyoruz. Bizim eksenimiz Ankara eksenidir. Bizim ufkumuz 360 dercedir. 90 ve 180 derecelik yaklaşımlar yeterli ufuklar değildir. Dolayısıyla eksen kayması şeklindeki yaklaşımları iyi niyetli bulmuyoruz" dedi.
Bu yıl Avrupa Birliği ülkelerine 31 seyahat, Balkanlara 16 seyahat, Asya'ya 15 seyahat, Ortadoğu ise 22 seyahat, ABD'ye 9 seyahat gerçekleştirildiğini kaydeden Davutoğlu, bu rakamın Türkiye'nin bütün coğrafyaya yayıldığını gösterdiğini ifade etti. Davutoğlu, bu çalışmaların önümüzdeki yılda süreceğini kaydetti. Davutoğlu, Türk dış politikasını artık sadece diplomasiyle değil ekonomik, sağlık, ulaşım gibi alanlarında içine alarak geniş kapsamlı yürütüldüğünü kaydetti.
TÜRKİYE'NİN AB SÜRECİ
Türkiye'nin AB sürecine değinen Davutoğlu, Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin en stratejik hedeflerinden biri olduğuna vurgu yaptı. Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin Kıbrıs sorununu gerekçe gösterilerek askıya alınmasını eleştiren Davutoğlu, " Bütün bunlara rağmen ülkemiz AB'ye üye olmak için kararlılığını sürdürmüştür. Bir taraftan açılmış fasıllara yeni fasıllar ekleyeceğiz, diğer taraftan açılmış fasılların kapanması için gerekli çalışmaları yapacağız diğer taraftan şu anda açılmakta zorluk yaşanan fasılların açılması için çaba göstereceğiz" diye konuştu.
Türkiye'nin AB üyeliği doğrudan etkilen Kıbrıs davasında bu yıl aktif bir dönem yaşadıklarını kaydeden Davutoğlu, Ada'da 2008 yılında başlayan müzakerelerin 2009 yılında ivme kazandığını ifade etti. Davutoğlu, Türkiye'nin daha önceleri de belirttiği gibi Kıbrıs sorunun çözümünde kalıcı ve adil barışın sağlanması için elinden gelen çabayı sürdürmeye devam edeceğini vurguladı. Uluslararası kurumlardan ve AB'den bu konuda destek isteyen Davutoğlu, AB'nin KKTC'ye verdiği taahhütleri yerine getirmesini ve izolasyonları kaldırmasını istediklerini söyledi. Davutoğlu, " Bu ahlaki sorumluluk değil ahde vefanın gereğidir. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki dönemde Kıbrıs oluşacak barış ve istikrar ortamı sağlanır, hem Doğu Akdeniz' istikrar altına alınır hem de Türkiye ile AB ilişkileri kalıcı ve etkin süreç çerçevesinde devam eder" dedi.
TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere de değinen Davutoğlu, iki ülke arasında köklü ilişkilerin Obama'dan sonra daha da ivme kazandığını söyledi. Davutoğlu iki ülke arasındaki ilişkileri küresel barışın sağlanmasına daha da katkı sağlayacağını ifade etti. Atatürk'ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' sözünü gerçekleştirmenin kendilerinin hedefi olduğuna vurgu yapan Davutoğlu, " Bizim idealimiz komşu ülkelerle mutlak barışın temin edilmesidir. Sıfır problem ilişkisinin gerçekleşmesi durumunda hedefimiz komşu ülkelerle entegrasyon ve işbirliğidir" şeklinde konuştu.
Türkiye-Irak ilişkilerinin çok sağlam zeminde devam ettiğini kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi:
" Biz Irak'taki bütün etnik ve mezhep grupları kardeşlerimiz olarak görüyoruz. Musul ve Kerkük'ü birbirinden ayırmıyoruz Bağdat ve Necef'i ayrı görmüyoruz. Irak seçimleri dost ve kardeş ülkenin istikrarlı bir şekilde yükselmesine sebep olacak Türkiye'nin başarısı olacaktır."
TÜRKİYE-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİ
Ermenistan açılımına da değinen Davutoğlu, " Bizim perspektifimiz sadece Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesini sağlamak değil Kafkaslarda kalıcı normalleşmesini sağlanması için bütün donmuş krizlerin çözülmesidir" dedi. Azerbaycan'ın toprak byt gerçekleştirildiğini kayütünlüğünün kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Türkiye'nin Karabağ sorununu çözümü için her platformda çalışmalarını sürdüreceğini yineledi.
İsrail'in Gazze'ye gerçekleştirdiği saldırının Ortadoğu'da başlayan barış sürecini olumsuz yönde etkilediği de ifade eden Davutoğlu, uluslararası kuruluşların biran öne harekete geçmesini istediklerini ifade etti.
İran'ın nükleer çalışmaları konusuna da değinen Davutoğlu, nükleer programın barışçıl ve diplomatik olarak çözülmesini istediklerini, yeni gerilim, yeni çatışma ve yeni yaptırımlar istemediklerini ifade etti. Davutoğlu, yeni yılda da bu Türkiye'nin bu yöndeki çalışmalarını artıracaklarını ifade etti.
Davutoğlu gerçekleştirmek istediği Türkiye hedefini ise " Türkiye'nin AB'ye girmiş, komşu ülkelerle entegrasyon barış sağlamış, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmiş, dünyanın her köşesinde temsil edilen, enerji kültür ulaştırma iklim konularında çözüm oluşturan Türkiye. Çözüm adresi olan bir Türkiye bölgesel vizyonları gerçekleştiren bir Türkiye. Ekonomik, kültürel ve siyasal olarak en etkin ilk on ülkesi arasına girmiş bir Türkiye" ifadesiyle açıkladı. Bakan Davutoğlu, 2023'teki bu hedeflerine ulaşmak için bakanlığın gece gündüz çalıştığını kaydetti.
" BÖLGEMİZDE NÜKLEER SİLAH İSTEMİYORUZ"
Daha sonra soruları yanıtlayan Davutoğlu, İran'ın zenginleştirilmiş uranyuma ilişkin çalışmalarında Türkiye'nin rolünün ne olacağına ilişkin soru üzerine şunları söyledi:
" Çabalar yeni çalışmalar değil. 3-4 ay içinde Türkiye üzerine düşeni yapmaya çalıştı Politikamız net ve açık. İlkesel politikadır. Birincisi bütün ülkelerin ve İran'ında UAEK kapsamında barışcıl nükleer teknoloji hakkı sınırlanamaz. Teknoloji insanlığın malıdır ve sınırlandırılmaması gerekir. İki nükleer silahlar nerede olursa olsun insanlık için tehdit teşkil ederler. Argümanı terör dengesine dayalı barışı kabul etmiyoruz. Bölgemizde nükleer silah istemiyoruz. Ortadoğu köklü geçmişine rağmen bu şekilde yaşanan gerilimler nedeniyle yıllar ve insanlarını kaybetti. Bölgemizde gerilimler ve yaptırımlar da istemiyoruz. Ekonomik olarak bütünleşme ve diyalogun artırmasını istiyoruz. Sorunların diplomatik olarak uluslararası hukuka saygı göstererek çözülmesini istiyoruz."
Bir gazetecinin İsrail'in Türkiye'nin arabuluculuğuna ilişkin yaptığı sert çıkışı hatırlatması üzerine Davutoğulu, " Gelen açıklamalara İsrail'in içinde de ve hükümet çevresinden de sert tepkiler geldi. İsrail'in barış perspektifi doğrultusunda politika izlemesini kendi çıkarına olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.
Ermenistan açılımına ilişkin bir soru üzerine Davutoğlu, sürecin doğal zemininde işlediğini söyledi. Sürecin yavaşladığına ilişkin yapılan yorumları doğru bulmadığını ifade eden Davutoğlu, " 3 yıl önce Türkiye ile Ermenistan'ın bu kadar yakınlaşacağını kim söylerdi. Nihayetinde Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişki normalleşirse Kafkas halkları içinde iyi olacak" şeklinde konuştu.
Protokollerin Meclis'e gönderildiğini hatırlatan Davutoğlu, " Takdir artık Meclis'in" dedi.
HEYBELİADA RUHBAN OKULU
Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmasına ilişkin bir soru üzerine Davutoğlu, " Dini özgürlüklerin din farklılıkları gözetilmeksizin en geniş şekilde yaşatılması insan hakları evrensel normlar ve bizim geleneklerimiz açısından zarurettir. Mensubu olan dinlere ve mensubu olmayan dinlere bile saygıyı çalışmalarını sürdürmesini de insan hakları olarak görüyoruz. Var olan hukuki çerçeve içerisinde neler yapılması gerekiyorsa yapılır farklı inançlara ve farklı değerlere kimsenin kınanmasını ayıplanması tehlikesini göz önünde tutmak durumunda kalmasın. O standartlara ulaşmak için çalışmalarımız sürecek. Sadece AB hedefi değil bu bizim geleneğimizde var. İçselleştirilmesi dıştan bir talep olarak görülmemeli. İç barışa getireceği katkıları olacaktır" diye konuştu.
Terör örgütünün tasfiyesiyle ilgili ne gibi çalışmaların yapılacağına ilişkin sorusu üzerine Davutoğlu, " Terörün olmadığı vatandaşlarımızın onur ve huzur içinde yaşadığı, gençlerin gelecek kaygısını olmadığı vatandaşlık bağlarının güçlendiği, her kökenden kardeşimiz vatandaşımızın olduğu bir Türkiye aidiyeti güçlü aidiyet bağlılık sağlanırsa hedef gerçekleşir. Terörün tasfiye edilmesi hükümet ve devlet kurumlarının en temel hedefi. Türkiye'nin terör yükünü taşıma lüksü yok. İstismar ettiği alanın önüne geçmek evrensel standartlara ulaşacak. Irak ile çok iyi bir koordinasyon içinde olduk. Yerel yönetimle de ele aldık çevremizde güvenlik havzası sağlamışken Kuzey Irak'ta böyle bir tehdide tahammülümüz yok. Suriye ile tam mutabakat var. Avrupa ülkeleri ile mutabakatımız var. Finansal ve lojistik desteğin kesilmesi için Avrupa ülkelerinden destek bekliyoruz. Ülke içinde de terörle mücadele etkin mücadele sürecek.
Demokratik alan daraltılmak sureti ile yapılmaz. Demokratik alan genişledikçe terörün alanı
daralır. Türkiye'nin geleceği güçlü siyasi meşruiyete dayanır. Özgürlükle güvenliği karşı karşıya getirmeyeceksiniz. Özgürlük ve güvenlik bir arada sağlanırsa değerlidir. En geniş özgürlük ve güvenlik riskinin bireysel ve bölgesel düzeyde yaşanmaması için her türlü tedbiri almalıyız. Milli birlik ve beraberlik içinde bu hedefe ulaşacağız" şeklinde konuştu.
Bosna-Hersek ile ilgili bir soru üzerine Davutoğlu, Bosna ile ilgili yaşana sıkıntıları yakından takip ettiklerini ifade etti. Bosna'nın geçmişi kötü ve acı hatıralarla dolu olduğunu ifade eden Davutoğlu, " Bosna Hersek yeniden inşa edilmeli. Bütün farklı inançlara sahip insanlar barış içinde yaşamalı aynı zamanda güçlü işleyen bir yapısı olmalı. Türkiye her zaman Bosna Hersek'in yanındadır" dedi.
EDA HAN/ANKARA







