Eylül 2006'da özel yaptırdıkları bisikletle Fransa'dan yola çıkan Belçikalı Cecile Godart (24) ve Fransız sevgilisi Nicolas Morel (28), İspanya, Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Suriye ve Lübnan'ı bisikletle geçerek, tekrar Suriye üzerinden Türkiye'ye ulaştı. Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan giriş yapan Godart ve Morel, Hatay'ın Belen ilçesindeki Kıcı Köyü mevkiinde bir süre mola verdi. Bisikletlerinde seyahat ettikleri ülkelerin küçük bayraklarını da taşıyan çift, soluklanmak için durduklarında karşılarında gazetecileri görünce şaşırdı. " Dağ başında gazeteci beklemiyorduk" diyen çift, " Kırsal kesimde genellikle köy halkı ile karşılaşıyoruz. Ama sizi görmek bizi mutlu etti" dedi.
Bisikletle seyahatin zorluğuna dikkat çeken Godart, " Arap ülkelerinde çok sıkıntı çektik. Özellikle Suriye ve Ürdün gibi ülkelerde. Seyir halindeyken yanımızdan geçen araçlar korna çalarak taciz ediyordu. Alış veriş için durduğumuzda yakından taciz başlıyordu. Önce acayip bakışlar. Ardından çok güzel olduğumu söylüyorlardı. Teşekkür edince öpmek istiyorlardı. Bazılarına yanaktan öpmelerine müsaade etmek istedim, ama yetinmediler. Yanaktan dudaklarıma geçmek isteyenler oldu. Yanımda gördüğünüz gibi yakışıklı ve çok sevdiğim erkek arkadaşım var. Onunla Fransa'da tanışmıştım. Çok iyi bir insan. Bir türlü rahat bırakmıyorlardı. Yanımda erkek arkadaşım olduğu halde, 'Benimle yatar mısın?' diye sordular. Bu insanları anlamak mümkün değil. Her Avrupalı kadını yatmaya hazır biri olarak görüyorlar. Ben yine de onlarla kavga etmek, tartışmak yerine, bu isteklerinin olmayacağını anlatmaya çalıştım. Bisikletle gezmemizin asıl amacı da bu. Her ülkenin insanını yakından tanımak. Özellikle kırsal kesimlerde yaşayan insanları. Bana güzelliğimle ilgili yapılan iltifatlar elbette hoşuma gider. Yanaklarımdan öpmeye kalkmalarına da itirazım yok. Ancak hiç tanımadığınız biri, görür görmez yatma teklif ederse bu hiç hoş birşey değil" diye konuştu.
Türkiye'nin Arap ülkelerinden çok farklı olduğunu ifade eden Godart, " Suriye'den giriş yapar yapmaz bunu fark ettik. Daha modern bir ülke. Türkler belli ki, çok sıcak kanlı ve misafirperver insanlar. Çünkü yol boyunca bizlere el sallayarak davet ediyorlardı. Sonra sizi gördük. Medeni bir ülkeye geldiğimiz için mutluyuz. Başta da söylemiştim. Seyahat amacımız her ülkenin insanını tanımak. Eğer uçak ya da otobüsle seyahat etseydik bu insanları göremezdik. Halkla iç içe olabilmek, onları yakından tanımak çok güzel bir duygu. Biz her sabah kalkığımızda, 'Acaba bugün başımıza ne gelecek, akşam nerede yatacağız?' diye düşünmek istemiyoruz. Uyku tulumlarımız var. Yeter ki emin yerler olsun. Artık karlı soğuk yerlerden de kurtulduk. Türkiye'de turumuza sahil yolundan devam edeceğiz. Umarız Türkiye seyahatimiz güzel geçer" şeklinde konuştu.
Fransız Nicolas Morel ise, Türkiye'nin Avrupa Birliği adaylığı konusuna değinerek, şöyle konuştu:
" Bence Türkler Ermeni soykırımı konusunda çok iyi propaganda yapamıyor. Türkler ile Ermeniler uzun yıllar beraber yaşamışlar. Türkiye'de halen çok sayıda Ermeni vatandaşın olduğunu duydum. Türkiye'de yaşayan Ermeniler de sıkıntı yaşamıyormuş. Hal böyle olunca dışarıdaki durum tamamen politik. Sizin Müslüman olmanız işi zorlaştırıyor. AB ülkeleri bence bu yüzden sizi istemiyor. Bütün mesele bu. Bakın biz Arap ülkelerinde çok zor anlar yaşadık. Ama siz onlardan daha medeni insanlarsınız. Ancak bunu anlatamıyorsunuz sanırım. Ben Türkiye'ye ilk kez geliyorum. Burada yaşadıklarımı gittiğim her yerde anlatacağım."
Sahil şeridinde bulunan şehirleri gezerek Yunanistan'a geçecek olan çift, seyahatlerini Almanya'da noktalayacak.
DUDAĞIMDAN ÖPMEK İSTEDİLER
Fransız sevgilisi Nicolas Morel ile birlikte bisikletle Ortadoğu turuna çıkan Belçikalı Cecile Godart, Arap ülkelerinde sürekli tacize uğradığını iddia etti. "Erkek arkadaşım Nicolas'ın yanında önce yanağımdan, sonra dudağımdan öpmek istediler" diyen Godart, "Bazıları çok rahat yatma teklifinde bulundu" dedi.







