Ali İhsan Er alier@bugun.com.tr
Ayın yörüngesi
Dünyamızın uydusu ay, kendi ekseninde hareket ettiği aynı anda dünyanın etrafındaki yörüngesi üzerinde dolanır.
Ancak o, dünya çevresindeki yörüngesinde dönerken, güneşten alarak dünyaya yansıttığı ışıkların miktarı her zaman değişir. Ay, menzil menzil gezerken her menzilde farklı bir manzara arz eder. Mesela hiç ışık yansımayan safhanın ardından ayın hilal safhası başlar. Daha sonra ise, hilal giderek büyür ve ay yüzeyinin yarısını kaplar. Bu safhada o, yarım ay halinde gözükür. Bunu takip eden dolunay safhasında ayın dünyadan görülebilen yüzü bütünüyle parlamaya başlar. Sonra da parlak kısım yeniden küçülmeye yüz tutar ve bir an gelir ki, tekrar kuru bir dal gibi incelerek hilal şeklini alır. Kısaca Ay'ın yörüngesi, diğer gezegenlerin uyduları gibi düzgün bir yörüngede ilerlemez. Yukarıdaki seyahatten de anlaşılacağı üzere, ay, uzayda sürekli "S" harfi benzeri bir yörünge çizer. Şimdi sıkı durun. Ay'ın uzaydaki bu yörüngesinin şeklinin bundan 14 asır öncesinde Yüce Kitabımız'da işaret edildiğini biliyor muydunuz? İşte ayet: "Ay için de birtakım safhalar, duraklar (yörüngeler) tayin ettik. Dolaşa dolaşa nihayet eski hurma salkımının çöpü gibi kavisli bir hale gelir." (Yâsin Suresi, 36/39) Günümüz teknolojisi ve bilgi birikimi ile tespit edilebilen ayın bu hareketlerinin, Kur'an'da böylesine kusursuz bir benzetme ile bildirilmesi, Kur'an'ın Allah kelamı olmasının işaretlerinden biri değil midir?







