Küresel sağlık sorunları ve bu sorunlara çözüm üretme adına UCLG olarak “UCLG Kentsel Sağlık Komitesi”ni kurduklarını kaydeden Başkan Kadir Topbaş, bu komiteyle, BM ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen ana hedefleri gerçekleştirme yolunda yerel yönetimlerin enerjisini ve sinerjisini kullanmayı hedeflediklerini belirtti.
Yaşadığımız çağda en temel hakkın “sağlık hakkı” olduğunun altını çizen Başkan Topbaş, buna rağmen dünya nüfusunun %85’lik bir bölümünün bu hakka erişemediğini söyledi. Başkan Topbaş şöyle devam etti: “Üstelik dünyanın demografik yapısı ve sağlık teknolojileri muazzam bir dönüşümden geçtiği halde farklı sağlık ve hastalık sorunlarıyla karşılaşıyoruz. Örneğin geniş ailelerin dağılması sonucu yaşlıların bakımları çok büyük bir sorun olarak karşımızda duruyor.Tüberküloz ve sıtma gibi hastalıklar hala sorun teşkil ederken bir yandan da HIV/AIDS gibi yeni hastalıklara karşı çaresiz kalıyoruz. Neredeyse her beş yılda bir bilançosu çok ağır olan yeni bir salgınla karşılaşıyoruz.”
Teknolojini ilerlemiş olmasına rağmen insanlığın hala birçok tıbbi rahatsızlığın ve sonrasında oluşan sosyal hastalıkların tedavisinden çözmekten çok uzakta olduğunu anlatan Başkan Topbaş, gençlerin sağlığını tehdit eden alkol, sigara ve madde bağımlılığının dünya devletleri için büyük bir sorun olduğunu belirtti. Bebek ölümleriyle ilgili olarak verilen mücadelede henüz istenilen seviyenin yakalanamadığının altını çizen Başkan Topbaş, milyonlarca çocuğun da hala yetersiz beslenme ve açlık sıkıntısı çektiğini söyledi.
Kentlerde yaşayan vatandaşların bile bir çoğunun sağlık hizmetlerine ve ilaç tedavisine erişiminin olmadığına dikkat çeken Başkan Topbaş, “ Bir yandan kadın ve çocuklara karşı şiddet sürmeye devam ediyor. Kentsel yoksulluk sorunu kırsal kesimlerin sağlık problemlerini bile geride bırakarak birincil derecede önemli hale gelmiştir. Bu problemlerle başa çıkmak için sağlık hizmetlerine eşit ve adil erişim sağlanması en temel gerekliliktir. Aynı zamanda sağlıklı su ve hijyen, anne okuryazarlığı ve temel besin ihtiyaçları tedariki gibi konular da önemli birer başlık.”
Yerel yönetimlerin sağlık alanındaki hizmetlerine değinen Başkan Topbaş şöyle devam etti: “Sağlık hizmetlerinin sunuş şekli ile finansman mekanizmaları ülkeden ülkeye değişim gösterse bile yerel yönetimlerin dünyanın birçok yerinde sağlık alanında, özellikle de koruyucu sağlık alanında öncülük yapıyorlar. Neredeyse tüm gelişmiş ülkelerde yerel yönetimler, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinde birinci sırada yer alıyorlar. Dünyadaki birçok devlet hastanesi de yerel yönetimler tarafından idare ediliyor.”
BM’nin ortaya koyduğu “bin yıllık kalkınma hedeflerinin” hepsi doğrudan ya da dolaylı bir şekilde sağlıkla ilgili olduğunu kaydeden Başkan Topbaş, “Aşırı yoksulluk ve açlık durumunu ortadan kaldırmak, temel eğitimin verilmesi, cinsiyet eşitliğinin sağlanması, çocuk ölüm oranlarını düşürmek, Anne sağlığını iyileştirmek, HIV/ AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla savaşmak, çevresel sürdürülebilirliği sağlamak, kalkınma için küresel ortaklık geliştirmek. Bunların hepsi insanlığın sağlığını koruma altına almayı hedefleyen süreçlerdir” dedi.
“Sağlıklı Kentler”
BM bünyesinde çalışan Dünya Sağlık Örgütü’nün tüm dünya ülkelerini kapsayan “Sağlıklı Kentler” projesi olduğunu kaydeden Başkan Topbaş, bu girişimin kentsel sağlık problemlerini yüksek öncelikli bir husus olarak ele aldığını söyledi. Bu projenin daha sağlıklı bir kentsel çevre oluşturmayı amaç edindiğine dikkat çeken Başkan Topbaş, projenin aynı zamanda sağlıklı şehirler planlamaya teşvik ettiğini söyledi.
UCLG’nin Sağlık Komitesi’nin Türkiye ortağının İstanbul Büyükşehir Belediyesinin şirketi olan Sağlık AŞ ile İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ve hastanelerinin olduğunu ifade eden Başkan Topbaş şöyle devam etti: “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Sağlığı Komitesi başkanlığını üstlenmeye adaydır. Çünkü kent sağlığı konusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesinin gerçekleştirmiş olduğu birçok öncü proje vardır. Bu projelerin dünya kentlerine ilham olacak nitelikleri olduğunu düşünüyorum. İstanbul halkının yaşam kalitesini arttırmak amacıyla sağlık alanında koruyucu, önleyici, tedavi ve rehabilite edici hizmetler sunuyoruz.  Yaşlı, özürlü, bakıma muhtaç ve ekonomik sıkıntı çeken İstanbul halkına 7’den 70’e sahip çıkıyoruz.”
“Her İşin Başı Sağlık”
Sağlık güvencesine sahip olmayan hiçbir vatandaşımızın kalmasın diyen Başkan Topbaş, “Her İşin Başı Sağlık düşüncesiyle birçok proje yürütüyoruz. Dünya Sağlık Örgütünün “Sağlıklı Kentler Projesi” kapsamında şehrimizin yerini alabilmesi için büyük bir çaba içindeyiz. Sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamayan hasta, yoksul, özürlü, yaşlı, kimsesiz, çocuk ve kadınlar için temel sağlık hizmetleri sunuyoruz.”
Büyükşehir'in Sağlık hizmetleri
İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak kent deki sağlık hizmetlerini anlatan Başkan Topbaş şöyle devam etti: “İstanbul genelinde Tıp Merkezlerimizle, Sağlık Danışma Merkezlerimizle, Kadın Sağlığı Merkezlerimizle, Tabipliklerimizle, İstanbul Özürlüler Merkeziyle, bakıma muhtaç vatandaşlarımızın kaldığı Darülaceze Tesislerimizle İstanbul halkına sağlık hizmeti götürüyoruz. Evde Sağlık Hizmetleri, Kadın Sağlığını Koruma projesi, Yaşlı Sağlığı Hizmetleri, Okul Sağlığı Taramaları gibi uygulamaya koyduğumuz sağlık projelerimizle halkımıza hizmet veriyoruz. Merkezlerde birçok hizmeti dünya standartlarında ve ücretsiz olarak sunuyoruz. 34 Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi, 12 Psikolojik Danışma Merkezi, 3 Görüntüleme Merkezimiz var. Merkezlerde bugüne kadar 1 milyon 340 bin vatandaşımıza sağlık hizmeti verdik. Bir ilk olan tarama hizmetlerimiz Sağlık Bakanlığına örnek oldu. ‘KETEM-Kanser Erken Tarama ve Teşhis Merkezi’ olarak yapılmaya başlandı. Yaklaşık 5 bin kanser vakasını erken evrede tespit ettik. Bugüne kadar 150 bin kişiye evde sağlık hizmeti verdik.  22 Özürlüler Merkezine kayıtlı 100 bin vatandaşımız var. Özürlüler Yaz Kampını açtık. Kampta toplam 29 bin kişiyi misafir ettik. Evinden dışarı çıkamayan, özürlülere araclarımızla İstanbul’un her yerinde ücretsiz taşıma hizmeti veriyoruz. Özürlülerimizin fiziksel gelişimlerini sağlamak için Watsu ve Hidroterapi gibi yöntemleri ücretsiz olarak hizmete sunduk. Ulaşımı dezavantajlı grupların kullanımına uygun hale getiriyoruz. Darülaceze binası Türkiye’nin en büyük huzurevi konumunda. Ayrıca Yaşam Evleri projesini hayata geçirdik. 23 yaşam evinde (Cep Darülaceze) 46 sakin hizmet alıyor. Sanatçılarımız için de Yaşam Evi açtık. Bunlar çok önemli çalışmalar, aynı hızla devam edeceğiz. Ve ayrıca yoksul kesimlerin kalkınması için çok önemli eğitim ve destek projelerimiz var.”