AK Parti İstanbul İl Başkanlığı 4. Olağan Kongresi TT Arena’da on binlerce İstanbul’lunun katılımıyla gerçekleştirildi.
İstanbul’da bir stadyumda yapılan ilk kongre olarak tarihe geçen ve muhteşem anların yaşandığı kongreye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, Bakanlar, Milletvekilleri, İl Yürütme ve Yönetim Kurulu Üyeleri, İlçe Başkanları, Belediye Başkanları, İl Başkanları, çeşitli ülkelerin Diplomatik Temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve üyeleri ile AK Parti İstanbul Teşkilatının her kademesinden teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaşımız katıldılar.
Günün erken saatlerinde dolmaya başlayan TT Arenadaki heyecan, mehter gösterisi ve çeşitli sahne şovlarıyla başladı.
Divan Başkanlığını Sakarya Milletvekili Hasan Ali Çelik’in yaptığı kongrede teşkilat mensuplarına seslenen Aziz Babuşcu, “İlk olarak 2 gün sonra fetih yıldönümünü idrak edeceğimiz İstanbul’u bize emanet eden, ceddimiz Fatih Sultan Mehmet’i, Akşemseddin’i, Ulubatlı Hasan’ı, fethin bütün maddi ve manevi önderlerini de bu vesile ile rahmet ve minnetle anıyorum.” dedi. İl Başkanımız sözlerine şöyle devam etti:
İstanbul Türkiye’nin Kalbidir
“Sevgili kardeşlerim, yol arkadaşlarım, sevgili İstanbullular; Düşündük ki, AK Partiyle İstanbul’un buluşmasına, hele de, yurtdışında bile gittiği her yerde miting kalabalıklarıyla karşılanan Genel Başkanımızla İstanbul’un kucaklaşmasına, kapalı mekanlar dar geliyor.
Sevgili kardeşlerim, yol arkadaşlarım, her zaman bilincinde olduğumuz bir gerçek var ki; İstanbul, Türkiye’nin kalbidir. İstanbul, AK Parti davasının sembol şehridir. İstanbul, her zaman bu ülkenin siyasi kaderine yön veren en birinci, en önemli, en stratejik şehirdir. Kısacası; İstanbul’un kaderi Türkiye’nin kaderidir, İstanbul Türkiye’dir! AK Parti İstanbul teşkilatı olarak işte hep bu duyguyla, bu sorumlulukla ve bu heyecanla çalıştık. Bundan sonra da çok daha büyük hedeflere, İstanbul olduğumuz şuurunu bir saniye bile aklımızdan ve ruhumuzdan çıkarmadan hep beraber yürüyeceğiz.”
Bir Olduk Birlik Olduk Birlikte Türkiye Olduk
“AK Partililer olarak milletin içinde, milletle beraber, milletin emanetine ihanet etmeden, millete çalım atmadan ve milletin umudunu boşa çıkarmadan siyaset yapmanın, en büyük onuru olduğunu belirten Babuşcu, sözlerine şöyle sürdürdü: Biz bu siyaset dünyasına saraylardan, yüksek kulelerden,  plazalardan, zengin sofralarından gelmedik! Seçkinci zümrelerden, bürokratik oligarşik odaklardan, kimi zaman medyasını, kimi zaman sermaye gücünü bir namlu gibi milletin üzerine doğrultan çıkar çevrelerinden icazet alarak gelmedik! Biz milletin bağrından koparak geldik! Biz yoksulun sofrasından, anaların gözyaşından, bacıların umudundan, çocukların sevincinden, yaşlının, dulun, yetimin feryadında pişerek, yoğrularak geldik! Biz yıllardır çevre diye küçümsenenlerin, açların, gariplerin, ezilmişlerin, itilmişlerin, tutunamamışların duasını alarak yola çıktık! Biz Pınarhisar cezaevinin şiir kokan duvarlarından azim, inanç ve kararlılık devşirerek siyaset meydanına atıldık! AK Partiyi AK Parti, bizi biz yapan, milletle kurduğumuz bu bağ, milletle kurduğumuz bu irtibattır. Milleti siyasetin nesnesi sayanlara inat, biz milleti siyasetin öznesi bildik, milletle bir olduk, beraber olduk, birlikte ağladık, birlikte güldük, yollarda beraber yürüdük, yağmurlarda beraber ıslandık. Bu ülkenin her rengini, her tonunu sevdik, kucakladık. Bir olduk, birlik olduk, birlikte Türkiye olduk.”
Çünkü Biz AK Partiyiz
Babuşcu, “Bugün, İstanbul olarak, bir kere daha genel başkanımız ve onun ilkeleri etrafında kenetlenmenin günüdür. Bugün bir kere daha İstanbul olarak ellerimizi ve yüreklerimizi Genel Başkanımızın o sarsılmaz duruşuna lehimleme günüdür. Hiç kuşkunuz olmasın ki, AK Parti bayrağını çok daha yükseklere hep beraber dikecek, çok daha büyük hedeflere azimle, inançla, kardeşlikle yürüyeceğiz. İnanıyoruz, başaracağız. Çünkü biz AK Partiyiz.” ifadelerini kullandı.
TT Arenadaki coşku Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gelişliyle doruk noktasına ulaştı. Stad içinde özel hazırlanan yolda yürüyerek TT Arana’yı dolduran İstanbulluları selamlayan Başbakan Erdoğan, konuşmasına İstanbul'un bütün ilçelerini, semtlerini, mahallelerini, ve bütün İstanbul’luları selamlayarak başladı.
Canım İstanbul
Konuşmasına, Şair Necip Fazıl Kısakürek'in ''Canım İstanbul'' adlı şiirinin ''Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar/Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar/İçimde tüten bir şey, hava, renk, eda iklim/O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim/Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur/Ay ve güneş, ezelden iki İstanbullu'dur/Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale/Ve kavuşmuş rüyalar onda, onda misale/Her şafak hisarlarda oklar çıkar yayından/Hala çığlıklar gelir Topkapı Sarayı'ndan/Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;/Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar.../Gecesi sümbül kokan/Türkçesi bülbül kokan/İstanbul, İstanbul...'' dizelerini okuyarak başlayan Erdoğan, ''İşte biz bu şehri böyle seviyoruz. Biz bu şehrin sokaklarını seviyoruz. Biz Boğaziçi'ni, Boğaziçi'ndeki o vapurları seviyoruz. Biz, bu şehrin kuşlarını, asırlık çınarlarını, bu şehrin kedilerini seviyoruz. Bu şehrin kulelerini, bu şehrin göğe uzanan minarelerini, biz bu şehrin ezanlarını seviyoruz. Biz bu şehrin Türkçe'sini seviyoruz, biz bu şehrin tüm dillerini, tüm renklerini, havasını, suyunu seviyoruz.” dedi.
Muhatabımız Millet
Erdoğan muhatabının millet olduğunu ve millete seslendiğini belirterek,  ''Uludere olayı üzerinden, Türkiye'de bir istismar siyaseti, bir istismar kampanyası yürütülüyor. Şunu da buradan açık açık söylüyorum. Uludere üzerinden yürütülen kampanya, sadece ulusal değil, uluslararası bir karalama kampanyasıdır. Bu uluslararası karalama, uluslararası istismar kampanyasının içinde, PKK terör örgütü var, BDP var, CHP var, bir de belli medya kuruluşları var. Uludere'de hepimizi üzen bir hata yapılmıştır. Bakın, olay sınırımızın dışında olduğu halde, bu kişiler terör bölgesinde bulundukları ve yasal olmayan bir iş yaptıkları halde, hataen vurulan bu insanlar konusunda devlet yapması gereken neyse hepsini yapmaktadır. Bugüne kadar sıkıntılarına çare olmak üzere girişimler yapıldı, aileler en üst düzeyde ziyaret edildi.'' ifadelerini kullandı.
Mekanları Cennet Olsun
Bundan 52 yıl önce, 27 Mayıs 1960'ta, milletin oylarıyla işbaşına gelmiş, millete hizmetkar olmuş, milletin sevdalısı olmuş merhum Adnan Menderes'in başında bulunduğu hükümetin devrildiğini, ardından da Menderes ve arkadaşlarının idam edildiğini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:  ''Kendisini buradan rahmetle yad ediyorum. Eşi merhum Berin Menderes'i, oğulları Yüksel ve Mutlu Menderes'i, yakın zamanda kaybettiğimiz bir diğer oğlu, değerli kardeşimiz, arkadaşımız Aydın Menderes'i rahmetle yad ediyorum. Merhum Hasan Polatkan ve eşine, merhum Fatin Rüştü Zorlu ve eşine, o döneme emek vermiş, millete hizmetkarlık yapmış, zulme, mağduriyete uğramış olanlara Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Yine bugün, burada, bu il kongremizle, 27 Mayıs'ın tam aksine, Türkiye tarihinin en muhteşem yıl dönümünü, bir çağı kapatıp, yeni bir çağı açan, 29 Mayıs 1453, İstanbul'un fetih yıl dönümünü kutluyoruz. Fatih Sultan Mehmed ve onun askerlerini, Akşemsettin'i, Molla Gürani'yi, Molla Hüsrev'i, Ulubatlı Hasan'ı, onlar gibi nice yiğit, nice kahraman, nice alim insanı rahmetle, minnetle yad ediyoruz. Allah, onlardan razı olsun, inşallah mekanları cennet olsun.''
Onlara Benzemeyeceğiz
Siyasete başladığı andan itibaren, il başkanlığı ve büyükşehir belediye başkanlığı yaptığı dönemdeki yol arkadaşlarıyla AK Parti'yi birlikte kurduğunu, millete hizmet yolunda birlikte yürüdüğü arkadaşlarının 4. AK Parti İstanbul İl Kongresi'nde yer aldığını anlatan Erdoğan, ''Partilerinin büyük kongrelerinde, küçük salonları dahi dolduramayanlar bizleri kıskanacaktır. İl kongrelerinde, havalarda sandalyelerin uçuştuğu, yumrukların konuştuğu partiler bizleri kıskanacaktır. İşte onun için Rabb'ime niyazım şudur; bir olduk, birlik olduk, birlikte Türkiye olduk. Rabb'im nazardan saklasın diyorum, Maşallah diyorum, Maazallah diyorum. Hiçbir zaman onlara benzemedik, Allah'ın izniyle bundan sonra da onlara benzemeyeceğiz. Kibir, gurur, böbürlenme, tepeden bakma Allah'ın izniyle bizim yanımıza, bizim partimize, teşkilatımıza asla yanaşamayacak.'' şeklinde konuştu.
İstanbul için, 12 Haziran öncesi açıkladıkları büyük projelere yönelik çalışmaları başlattıklarını kaydeden Erdoğan, bunların hemen kazmayla, kürekle, iş makinesiyle başlatılamayacağını, hazırlık safhaları, etütleri, fizibiliteleri, etki analizleri gerektirdiğini vurguladı.
İstanbul Projelerimiz Devam Ediyor
“Erdoğan, projelerin hazırlık safhalarının ilerlediğini belirterek, ''Kanal İstanbul devam ediyor ve inşallah bu yıl içerisinde onun adımını atıyoruz. 'Adalar', 'İstanbul'a 2 Şehir' dedik. Avrupa yakasında, Anadolu yakasında... Projelerimizin hazırlık çalışmaları devam ediyor. İstanbul İkitelli'de Şehir Hastanesi demiştik, Şehir Hastanesi'nin nihai teklifleri alındı, çalışmaları, değerlendirmeler devam ediyor. Sahibi belli olacak ve temeli atılacak. İstanbul Sancaktepe Şehir Hastanesi demiştik. Milli Savunma Bakanlığı kullanımında olan arazinin Sağlık Bakanlığı'na tahsisi tamamlandıktan sonra onun da çalışması başlıyor. Taksim Meydan Projesi demiştik. Bu projenin 1. etabının ihale işlemleri devam ediyor. Ağustos ayında işe başlayacak, inşallah projesini, yani yazım çizim işini 8 ayda tamamlayacağız. Taksim Meydan Projesi sırasında yoğun trafiği aksatmamak için gerekli trafik sirkülasyon planları hazırlandı.”
Erdoğan, konuşmasını kongreye katılanları ayağa kalkmaya davet ederek, katılımcıların da eşlik etmesiyle ''Beraber yürüdük biz bu yollarda/Beraber ıslandık yağan yağmurda/Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey sizi hatırlatıyor'' sözleriyle bitirdi.
AK Parti İstanbul İl Teşkilatının muhteşem organizasyon ve katılımıyla bir bayram havasında geçen kongre sonunda, Aziz Babuşcu yeniden AK Parti İstanbul İl Başkanı seçildi.