Hat ustası Samiye Aksan 9 ay süren Kur’an yazma serüvenin ardından yaşadığı mutluluğu anlatıyor.  Samiye hanıma göre Kuran-ı Kerim’i inzal olduğu gece yazmaya başlaması Allah’ın bir lütfu. Samiye Aksan yazmaya başladıktan sonra yaşadıklarını “Rabbim nasib etti sonra Kadir Gecesi başladım Kur'an yazmaya biraz yazdım sonra üç ay kadar elime kalem alamadım. Çok zordu cesaret edemiyordum. Hasan Çelebi hocamın teşvikleri ile tekrar başladım ve hiç durmadan yazdım. O kadar mutlu oluyordum ki Kuran'ı yazarken, adeta Allah ile konuşuyordum. Her derdimi anlatıyordum, dua ediyordum her kese. Öyle inanıyordum ki Rabbimin Kapılarının bana açık olduğunu hissediyordum” diye aktarıyor. 

Kadir Gecesin'nde Bitirdi 

Dokuz ayın nasıl geçtiğini anlayamadığına dikkat çeken Aksan,  yaşadığı heyecanı “Her cüzü bitirdiğim de not ediyordum. Ve otuzuncu cüze geldim, o gece Kadir gecesiydi. Gündüz bir toplantıdaydık. Hasan hocam ‘ne oldu Kur'an-ı Kerim’i yazmanız bitmedi mi hala’ diye sordu. “Yok hocam henüz bitmedi,  altı yedi sayfa kaldı son cüzdeyim dedim. O da ‘çabuk eve git Kuran'ı Kerim’i yazmayıbitir” dedi. Şok olmuştum, ‘hocam, daha altı yedi sayfa var bu gün bitmez’ dedim. ‘Nasıl bitmez son cüzde küçük sureler var biter’ dedi. Hocamı dinleyip eve geldim. Nefes almadan yazdım, bir de baktım ki bitivermiş. Hem de Kadir gecesi, ‘bu bana Allah'ın lûtfu olsa gerek’ dedim kendi kendime. Sabah ezanı okunurken noktayı koymuştum” sözleriyle anlatıyor.

Çocukluktan Hevesim Vardı  

Çocukluk yıllarından beri hattat olmayı arzuladığını anlatan 59 yaşındaki Samiye Aksan hat sanatına başlayışını “Üsküdar’da doğdum, çocukluğum Beşiktaş’ta geçti. 7 yaşımdayken evimizin karşısındaki Şenlikdede Camii’nde Kur'an-ı Kerim kursuna başladım. Daha sonra Kuran'ı hatim ettim. O zamanlar Gönenli Mehmet Efendi şenlik dedeye sohbetlere gelirdi. Çok severdik O'nu. Başımızı okşar bize şeker dağıtır hayır dua ederdi. O günleri hiç unutamam. Derken yıllar geçti evlenip çoluk çocuğa karıştık. İş hayatım devam ederken emekli olan insanları gözlemledim. Bir kısmı evden çıkmıyordu, bazıları hep eski günlerle yaşıyordu, bir kısmı da her gün hastalıkla uğraşıyor, günleri hastane kapılarında geçiyordu. Bu durum hiç hoşuma gitmedi. Ben de emeklilikte böyle mi olacağım diye kara kara düşünmeye başladım. Asla böyle olmak istemiyordum. Uzun süre ne yapabilirim diye araştırmalar yaptım ve sonunda hat sanatında karar kıldım “ şeklinde anlatıyor. 

İSMEK’TE Hat Kursu'na Yazıldım  

Şişli Belediyesi’nde başkan danışmanlığı yaparken İSMEK’in hat kursuna yazıldığını aktaran Samiye Aksan “Kursun ilk günü çok heyecanlıydım, hep hattatların sakallı, suratsız ,aksi ,çok sert oldukları ,yaşlı olduklarını duymuştum. Müdürün odasında kahve içerken bir genç adam geldi. Kurs  müdürü ‘işte hat hocanız’ deyince hayretler içinde kaldım. Ve kendisine ‘hattatların böyle olduğunu bilmezdim’ demekten kendimi alamadım. Sonra bir gün dahi aksatmadan derslerime devam ettim. Neredeyse kursun en yaşlısı bendim. Bir arkadaş daha vardı benim yaşlarımda, o sonra ayrıldı ve hattı bıraktı. Ben hiç vazgeçmedim. Bazı sıkıntılar yaşasam da sabrettim. Bir gün Hasan Çelebi hocam nesih yaz dedi. Nesihimi beğenirdi. Derken hocam Davut Bektaş amme cüzünü çalışmamı tavsiye etti. Biraz çalıştıktan sonra amme cüzünün tamamını yazdım Fakat aklımda hep Kur'an-ı Kerim’in tamamını yazmak vardı. Allah nasip etti ilk olarak yazdığım amme cüzü basıldı. 19. dönem milletvekili rahmetli Alaattin Elmas'ın çocukları bastırdı. İlk baskı 1000 adet yapıldı.  Amme cüzü adeta Kuran-ı Kerim yazmadaki ilk denemem olmuştu.  Rabbim nasip etti sonra Kadir Gecesi yazmaya başladığım Kur'anı-Kerim’i yine Kadir Gecesi’nde bitirdim”  diye konuşuyor. 

Alllah İle Konuşur Gibiydim 

Gönenli Mehmet Efendi’den “Kuran-ı Kerim-i Okuyan Allah ile konuşmuş gibi olur” hadisi şerifini öğrendiğini söyleyen Samiye Aksan, “Kuran-ı Kerim’i yazarken o kadar mutlu oluyordum ki Kuran'ı adeta Allah ile konuşuyordum. Rabbime her derdimi anlatıyordum, herkese dua ediyordum. Artık öyle inanıyordum ki Rabbimin bütün Kapılarının bana açık olduğunu hissediyordum. Kuran-ı Kerim’in Allah’ın en büyük mucizesi olduğuna yaşayarak şahitlik ettim. Yazmaya Kadir gecesi başlayıp yine Kadir Gecesi bitirmem bana Allah'ın bir lûtfuydu. Sabah ezanı okunurken Kuran-ı Kerim’in son ayetlerini bitirmiştim. Hemen bitti diye Hasan hocama haber verdim. Sonra hatim Duası yaparak iki rekat şükür namazı kıldım. Çok mutluydum, hem ağladım hem de ‘Rabbim basılmasını da nasip etsin’ diye dualar ettim. Benim bu hat sanatı yolculuğumda anlatacak çok şeyim var ama kelimeler yetersiz kalıyor. Emekli olunca hep önüme baktım, arkama hiç bakmadım ve çok çalıştım. Hedefim de başarılı olduğumu düşünüyorum. Asla övünmüyorum, sadece bu yolda bana emeği geçen herkesten Allah razı olsun diyorum” şeklinde konuşuyor. 

(HABER:CEMİL YILDIZ/TUNCER CENGİZ)