'GEREKİRSE ONU DA YAPARIZ'
Paris'te yapılan pazarlık sonucunda subay, oğlunun serbest bırakılmasına karşılık Çatlı ve Çelik'e NATO etiketli bombalar temin etmiş. Bunun dışında subaydan, Türkiye'de tutuklu bulunan bazı ülkücülerin serbest bırakılmasını istemişler. Subay bu isteklerini kabul ederek bazı ülkücülerin serbest kalmalarını temin etmiş. Pazarlık sırasında Çatlı ve Çelik; cezaevindeki Türkeş'in de serbest bırakılmasını istemişler. Subay ise bu işin çok zor olduğunu, bunu başarmak için MİT'i ikna etmesi gerektiğini söylemiş. Konuşmanın devamında ise subay, Türkeş'in serbest bırakılmasının daha kolay olması için oğlunun yakın arkadaşı olan Kenan Evren'in kızını kaçırmalarını teklif etmiş. Bunun üzerine Çatlı ve Çelik " Gerekirse onu da yaparız" cevabını vermişler.
Çatlı, Evren'in kızını kaçıracaktı
Gazeteci Faruk Mercan'ın "Onlar Başroldeydi" adlı kitabında Abdullah Çatlı'nın 1984 yılında Orgenaral Kenan Evren'in kızını kaçırmayı planladığı iddia edildi
Gazeteci Faruk Mercan; " Onlar Başroldeydi" adını taşıyan son kitabında yakın tarihin önemli olaylarıyla ilgili ilginç iddialarda bulunuyor. Mercan'ın Doğan Kitap'tan çıkan kitabındaki iddiaya gore; 1982 Anayasası'na zorunlu din dersinin konulmasına Kenan Evren'in bir damadı sebep oldu. Diğer ilginç iddia ise Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı'nın; 1980'den sonra tutuklanan Alparslan Türkeş'i serbest bıraktırmak için Kenan Evren'in bir kızını kaçırma planı yapmış olması. Kitabın 377 ve 378. sayfalarında bu iki konu şöyle anlatılıyor: Erkan Gürvit, Evren'in üç damadından biriydi. Kenan Evren'in ODTÜ Kimya mühendisliği mezunu ikinci kızı Gülay Evren 18 yıl Sabancı Holding'de üst düzey yöneticilik yaptı ve BOSSA fabrikasında genel müdür olan Mehmet Ali Alparslan ile evlendi. Gülay Evren, daha sonra boşandı. Evren'in üçüncü kızı Miray ise Maksut Göksu ile evlendi. Göksü Türkiye Komünist Partisi üyesi olduğu gerekçesiyle aranıyordu. 1982 Anayasası'na zorunlu din derslerinin girmesinde Evren'in damatlarından birinin etkili olduğu söylenir. Bir kurban bayramı gününde vekaletle kurban kestirmek isteyen Evren; damadından " Efendim bugün noterler kapalı" cevabını alınca şaşkına döner. Çünkü Evren'in sözünü ettiği vekalet, sözlü olarak bir kişiye adınıza kurban kesme yetkisi vermekten ibarettir. Bunun noterden alınacak bir vekaletname ile ilgisi yoktur. Damadındaki bu temel dini bilgi eksikliği karşısında şaşkına dönen Evren; okullarda din dersleri ile öğrencilere bu bilgilerin verilmesi kararını alır. İçişleri Bakanlığı'nın 29 Ağustos 1984 tarihli bir belgesi, Evren'in üç kızından birinin önemli bir " kaçırılma" tehlikesi atlattığını gösteriyor. Abdullah Çatlı gurubundan Nevzat Bilecen; 1984'te İsviçre'de yakalanınca; Ankara'dan gönderilen Emniyet Amiri Fahrettin Metin tarafından ifadesi alınıyor. Fahrettin Metin; 29 Ağustos 1984 tarihli raporunda bu olayı anlatıyor. Nevzat Bilecen'in iddialarına göre; Abdullah Çatlı ve Oral Çelik, Özel Harp Dairesi'nde görevli üst rütbeli bir subayın Paris'te okuyan oğlunu kaçırıyorlar.







