Müzakerelerde heyet başkanı olarak 31 Ocak 2003'te yetkilendirildiğini anımsatan Bölükbüşı, " Tezkereyi müzakere eden Türk heyeti Genelkurmay ve Dışişleri mensuplarından oluşuyordu, ben sözcüleriydim. ABD heyetinde hem deniz hava ve kara askeri temsilcileri hem de istihbarat temsilcileri vardı" dedi.

ABD'YE FAYDA SAĞLAMADI

Bölükbaşı, " ABD, bu tezkerenin geçmesini gönülden arzu etti mi etmedi mi" sorusu üzerine şunları söyledi: " Öyle bir çelişki var ama ABD doğru karar verilmiş bir stratejisi de yoktu, tek güvendiği Kürt gruplardı, bir de kuzey cephesinde Türkiye vardı, bu ikisinin arasında sıkışmış olabilir. Ama böyle bir oyun da varsa eğer ABD'nin çıkarlarına fayda sağlamamıştır." ABD'nin Bağdat Büyükelçisi olan Halilzad 19 Şubat 2003'te, Türkiye üzerinden geçerek Selahaddin kentinde bir toplantıya gideceğini söyleyen Bölükbaşı, şunları kaydetti:

SAMİMİ DEĞİLLERDİ

" 20 kişiyle Habur'dan giriş yapacağına ilişkin bize bilgi verildi. Bu bilgiden sonra, Halilzad için 7 kargo uçağı, 20 civarı helikopter ve 700-800 kişilik koruma amaçlı heyet gideceğini söylediler. Bu biraz garipti. Şaşırdık. Bunun olmayacağını söyledik ve 37 kişiyle gitti, geriye 7 kişiyle döndü. 30 kişinin CIA'e bağlı elemanlar olduğunu öğrendik. Bu süreçte ABD'nin samimi davranmadığını gösteren bir olaydı.